--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 31.05.2026 23:40 57 okunma

Depremden Etkilenen Bölgelerdeki Mükelleflere Kritik E-Defter Süresi Uzatması

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, deprem nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ile Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki mükellefler için e-defter oluşturma ve yükleme sürelerini 14 Ağustos'a kadar uzatarak önemli bir kolaylık sağladı.

Depremden Etkilenen Bölgelerdeki Mükelleflere Kritik E-Defter Süresi Uzatması

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İidaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yayımlanan yeni bir sirkülerle, 6 Şubat depremlerinden derinden etkilenen bölgelerdeki mükellefler için kritik bir süre uzatımına gidildi. Özellikle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ile Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde faaliyet gösteren ve “mücbir sebep” hali ilan edilmiş mükellefler, elektronik defter (e-defter) yükümlülüklerini yerine getirmek için ek süre kazandı. Bu adım, afetten zarar gören işletmelerin üzerindeki mali ve idari yükü hafifletmeyi amaçlayan önemli bir destek paketi niteliği taşıyor.

Deprem Bölgesindeki İşletmelere Nefes Aldıran Karar

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde duyurulan Vergi Usul Kanunu sirküleri, deprem felaketinin ekonomik etkileriyle mücadele eden bölge mükelleflerine yönelik özel bir düzenlemeyi içeriyor. Bilindiği üzere, 6 Şubat 2023'te meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illerinin tamamı ile Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde “mücbir sebep” hali ilan edilmişti. Bu durum, vergi ve diğer mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinde geçici kolaylıklar sağlanmasını gerektiriyor. Bahsi geçen mücbir sebep hali, bölge genelinde 30 Kasım 2025 tarihine kadar devam edecek.

Söz konusu düzenlemeyle, mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerden elektronik defter uygulamasına dâhil olanların, normal şartlarda 5 Haziran ile 10 Ağustos tarihleri arasında oluşturması ve imzalaması gereken e-defterlere ilişkin süreler uzatıldı. Bu kritik hamle sayesinde, ilgili e-defterleri oluşturma, imzalama ve aynı süre içinde Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yükleme işlemleri, 14 Ağustos Cuma gününe kadar yapılabilecek. Bu uzatma, özellikle deprem sonrası operasyonel zorluklar yaşayan, personel ve altyapı sıkıntıları çeken işletmeler için hayati bir zaman kazandırıyor.

Elektronik Defter Uygulaması ve Önemi: Neden Bu Kadar Kritik?

Elektronik defter (e-defter) uygulaması, Türk vergi sisteminde modernleşmenin önemli bir adımıdır. Şirketlerin yasal olarak tutmak zorunda olduğu defterlerin (yevmiye defteri, defter-i kebir gibi) dijital ortamda hazırlanması, saklanması ve gerektiğinde GİB sistemlerine elektronik ortamda gönderilmesini ifade eder. Bu sistem, hem mükellefler için operasyonel kolaylıklar sağlar hem de vergi denetim süreçlerini hızlandırır ve şeffaflığı artırır. Ancak, doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda, işletmelerin bu dijital yükümlülükleri zamanında yerine getirmesi imkânsız hale gelebilir.

Deprem bölgesindeki işletmeler için e-defter süreçlerini tamamlamak, sadece teknik bir işlemden ibaret değil; aynı zamanda iş sürekliliğini sağlamanın ve toparlanma sürecini desteklemenin bir parçasıdır. Afet sonrası enkaz kaldırma, iş yerlerini yeniden kurma, tedarik zincirlerini onarma ve personelini bir araya getirme çabaları içindeki bir işletme için, mali kayıtlarını eksiksiz ve zamanında hazırlamak büyük bir stres kaynağıdır. Bu uzatma, işletmelerin bu yoğun dönemde, evrak işleri yerine öncelikli olarak işlerini yeniden faaliyete geçirmeye odaklanmasına olanak tanıyor. Böylece, hem işletmelerin üzerindeki bürokratik yük hafifliyor hem de vergisel uyumun sürdürülmesine zemin hazırlanıyor.

Devlet Destekleri ve Bölgesel Kalkınma Çabaları

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın bu son düzenlemesi, deprem bölgesindeki ekonomik toparlanma sürecine verilen kapsamlı devlet desteklerinin yalnızca bir örneğidir. Geçmiş dönemlerde de mücbir sebep ilan edilen bölgelerde vergi ödeme süreleri, beyanname verme süreleri ve diğer mali yükümlülüklerde benzeri ertelemeler yapılmıştır. Bu tür adımlar, afetten etkilenen vatandaşların ve işletmelerin yaralarını sarmak, ekonomik faaliyetleri canlandırmak ve bölgenin yeniden ayağa kalkmasına destek olmak amacıyla stratejik olarak atılmaktadır.

Bölgedeki işletmelerin yeniden faaliyete geçmesi, istihdamın sürdürülmesi ve yerel ekonominin güçlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. E-defter süre uzatması gibi idari kolaylıklar, işletmelerin nakit akışlarını daha iyi yönetmelerine, yeniden yapılanma ve yatırım süreçlerine daha fazla odaklanmalarına imkan tanır. Unutulmamalıdır ki, bu tür düzenlemeler sadece bir süre uzatımından öte, afetin yaralarını sarmaya yönelik geniş çaplı bir destek mekanizmasının önemli bir parçasıdır. Bölgenin tamamen normale dönmesi ve ekonomik faaliyetlerin eski canlılığına kavuşması zaman alacak olsa da, bu tür proaktif adımlar mükelleflere güven vererek toparlanma sürecini hızlandırmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu yaklaşımı, kriz anlarında devletin vatandaşına ve işletmesine omuz verdiğini gösteren somut bir örnektir.

Selin Karaca

Selin Karaca

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Gündem 27.09.2026 02:15 5 okunma

1200 Yıllık Bilgelik Harran'dan Fırlıyor: TEKNOFEST'te Bilim Tarihi Yeniden Yazılıyor!

Orta Çağ'ın dâhi bilim insanı El-Battani'nin izlerini taşıyan Şanlıurfa, TEKNOFEST coşkusuyla bilim ve teknolojinin geleceğine ışık tutuyor. Kadim bilgi birikimiyle modern inovasyonun buluştuğu festival, bu yıl eşsiz bir mirasa ev sahipliği yapıyor.

1200 Yıllık Bilgelik Harran'dan Fırlıyor: TEKNOFEST'te Bilim Tarihi Yeniden Yazılıyor!

Tarihin derinliklerinden süzülen bir bilimsel miras, modern teknolojinin en göz alıcı örnekleriyle buluşmak üzere! Orta Çağ İslam dünyasının yetiştirdiği en parlak yıldızlardan biri olan, astronomi ve matematik alanındaki dehalarıyla tanınan El-Battani'nin memleketi Şanlıurfa, şimdi de bilim ve teknolojiye adanmış dev bir organizasyona ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyor. Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'nin (TEKNOFEST) bu yılki durağı olan kadim şehir, adeta bin yıllık bir bilim köprüsünün üzerine kuruluyor.

Tarihin Bilgelik Mirası Modern Zamanlarla Buluşuyor

El-Battani'nin 9. yüzyılda Şanlıurfa'nın Harran ovasında yaptığı gözlemler ve geliştirdiği teoriler, yüzyıllar boyunca Batı bilimini de derinden etkiledi. Güneş'in eğimini doğru bir şekilde hesaplaması, birçok astronomik sabiti hassasiyetle belirlemesiyle bilinen El-Battani'nin mirası, şimdi TEKNOFEST çatısı altında yeniden canlanıyor. Festival, yalnızca en yeni teknolojilerin sergilendiği bir platform olmanın ötesine geçerek, bilim tarihinin köklerine yapılan bir yolculuğa da sahne oluyor. Şanlıurfa'nın tarihi dokusu içinde, geçmişin dehalarıyla geleceğin mucitleri adeta bir araya geliyor.

TEKNOFEST Coşkusu ve Şanlıurfa'nın Tarihi Yankıları

Bu yıl TEKNOFEST, bilim ve teknolojiye ilgi duyan milyonlarca genci, yenilikçi projeleri ve birbirinden heyecan verici etkinlikleriyle kucaklamaya hazırlanıyor. Şanlıurfa'nın ev sahipliği üstlenmesiyle birlikte, festivalin atmosferi daha da özel bir anlam kazanıyor. Kadim medeniyetlerin beşiği olan bu topraklar, şimdi de geleceğin bilim insanlarına ilham verecek bir merkez haline geliyor. Festival alanında yer alacak interaktif sergiler, roket yarışmaları, drone şovları ve sayısız atölye çalışması, katılımcılara unutulmaz anlar yaşatacak. Özellikle El-Battani gibi önemli bilim insanlarının hayatı ve çalışmaları hakkında verilecek bilgiler, genç nesillerin bilime olan ilgisini artırmayı hedefliyor.

Geleceğe Yönelik Adımlar ve Bilimsel Vizyon

TEKNOFEST, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını güçlendirme ve yerli-milli üretim hamlelerini destekleme vizyonunun önemli bir parçası. Şanlıurfa'da düzenlenecek festival, bu hedeflere ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Gençlerin inovatif fikirlerini hayata geçirebilecekleri bir zemin sunarken, aynı zamanda bilimsel düşünceyi ve analitik becerileri de teşvik ediyor. El-Battani'nin astronomi alanında attığı çığır açan adımlar gibi, bugünün gençleri de uzay teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda yeni ufuklar keşfediyor. Şanlıurfa'dan yükselen bu bilimsel heyecan, tüm ülkeye yayılacak birer ilham dalgasına dönüşüyor.

Bilimsel Mirasın Gücüyle Yarınlara

Harran'dan başlayıp TEKNOFEST'e uzanan bu 1200 yıllık bilim yolculuğu, geçmişin ışığında geleceğe yürüyen bir Türkiye'nin simgesi. Şanlıurfa'nın stratejik konumu ve tarihi derinliği, TEKNOFEST gibi küresel ölçekte ses getiren bir etkinliğe ev sahipliği yapmasıyla daha da anlam kazanıyor. Bu festival, yalnızca bir teknoloji fuarı değil; aynı zamanda kültürlerarası etkileşimin, bilgi paylaşımının ve ortak akıl üretiminin bir platformu olacak. El-Battani'nin izinde ilerleyen genç mucitler, yarının dünyasını şekillendirecek projelere imza atarken, Şanlıurfa bir kez daha bilim ve medeniyetin kalbi olarak atacak.

Gündem 27.09.2026 01:45 7 okunma

Avrupa'ya Lavrov'dan Şok Mesaj: 'Savaş Hazırlığı İçindeler Ama Bizim Niyetimiz Yok!'

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Avrupa ile savaşma niyetlerinin olmadığını belirtirken, 'Avrupa'nın savaş hazırlığı içinde olduğunu' iddia etti. Bu çelişkili açıklamalar uluslararası arenada dikkatle takip ediliyor.

Avrupa'ya Lavrov'dan Şok Mesaj: 'Savaş Hazırlığı İçindeler Ama Bizim Niyetimiz Yok!'

Rusya'nın önde gelen diplomatlarından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan, Avrupa ile ilişkiler ve olası çatışmalar hakkında çarpıcı iddialar geldi. Lavrov, yaptığı son açıklamalarda, Rusya'nın Avrupa ile bir savaşa girme gibi bir niyeti olmadığını kesin bir dille ifade ederken, bu tür söylemleri 'tamamen saçmalık' olarak niteledi.

Gerilim Hattında Lavrov'un Çift Yönlü Mesajı

Lavrov'un açıklamaları, uluslararası kamuoyunda bir yandan mevcut siyasi gerilimin tırmanmasından duyulan endişeyi yansıtırken, diğer yandan da Moskova'nın diyalog kapısını aralık bırakma eğilimini gösteriyor. Bakan, Rusya'nın barışçıl niyetlerine vurgu yaparken, aynı zamanda Avrupa'nın takındığı tavra dair endişe verici tespitlerde bulundu. Lavrov, Avrupa'nın kendi açılarından bakıldığında 'bizimle savaşmaya hazırlandığını' ve bu hazırlığın 'her gün yeniden teyit edildiğini' öne sürdü. Bu ifadeler, iki blok arasındaki güvensizliğin derinliğini ve karşılıklı suçlamaların dozunu gözler önüne seriyor.

Diplomasiden Öteye Kalan Savaş İmaları

Rusya Dışişleri Bakanı'nın bu sözleri, diplomatik dilin ötesinde, küresel güvenlik dinamikleri açısından önemli bir dönüm noktasına işaret edebilir. Lavrov'un 'Avrupa'nın savaş hazırlığı' şeklindeki iddiası, Batı'nın Ukrayna'ya yönelik destek politikaları ve Rusya'ya uygulanan yaptırımlar bağlamında değerlendiriliyor. Ancak Lavrov, bu noktada doğrudan bir kanıt sunmaktan kaçındı, bunun yerine genel bir gözlemde bulunduğunu ima etti. Bu durum, açıklamaların stratejik bir iletişim çabası olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor. Moskova, bir yandan askeri gerilimden kaçındığını belirtirken, diğer yandan da Avrupa'yı kışkırtıcı hamleler yapmakla itham ederek uluslararası alanda kamuoyu desteği aramaya devam ediyor.

Geleceğe Yönelik Belirsizlikler ve Analizler

Lavrov'un açıklamalarının ardında yatan motivasyonun ne olduğu konusunda farklı analizler mevcut. Bazı uzmanlar, bu tür açıklamaların, Rusya'nın uluslararası arenada yalnızlaşmasını engelleme ve Avrupa kamuoyunda bölünmeler yaratma amacı taşıdığını savunuyor. Diğerleri ise, Rusya'nın mevcut güvenlik endişelerini dile getirdiğini ve Avrupa'dan diyaloğa daha açık bir tavır beklediğini belirtiyor. Her iki durumda da, Lavrov'un sözleri, mevcut jeopolitik durumu daha da karmaşık hale getiriyor ve önümüzdeki dönemde uluslararası ilişkilerde yaşanacak olası gelişmelere dair belirsizlikleri artırıyor. Avrupa Birliği ve NATO'nun bu açıklamalara nasıl bir yanıt vereceği ise merakla bekleniyor.

Bakan Lavrov'un bu çelişkili mesajları, küresel barış ve istikrarın sağlanması yolunda atılması gereken adımların ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Diplomasinin ve diyalog kanallarının açık tutulması, bu tür gerilimlerin azaltılmasında kilit rol oynayacaktır.

Gündem 27.09.2026 01:15 5 okunma

Sermaye Piyasasında ŞOK Gelişme: Üst Düzey İsimlere Yakalama Kararı!

İstanbul merkezli devasa bir soruşturmada, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere karıştığı iddia edilen 2 kritik isim hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Hukuki süreçte yeni bir perde aralanırken, sektörde deprem etkisi yaratan bu gelişmenin perde arkası merak ediliyor.

Sermaye Piyasasında ŞOK Gelişme: Üst Düzey İsimlere Yakalama Kararı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmalar, sermaye piyasalarındaki karanlık işlemleri aydınlatmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında daha önce hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı alınan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararının çıkarıldığı öğrenildi. Bu gelişme, finans dünyasında şok etkisi yaratırken, soruşturmanın derinleştiğini ve kritik isimlere ulaşıldığını gösteriyor.

MASAK'tan Gelen Bilgiler Dalgaya Neden Oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 17 Eylül tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) gönderdiği müzekkereyle başlayan süreç, finansal verilerin titizlikle incelenmesini sağladı. Pusula Finans Holding A.Ş., Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Holding A.Ş. ve Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile bunlara bağlı alt şirketlerin yöneticilerine yönelik mali bilgilerin temin edilmesi talep edilmişti. MASAK'ın raporu doğrultusunda, şirketlerin tüm üst düzey yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespiti, 2024 yılı başından bu yana gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile tüm finansal hareketlerin ham veri halinde Başsavcılığa iletilmesi istendi. Bu detaylı inceleme, şüpheli işlemlerin izini sürmede kritik rol oynadı.

Tutuklama Dalgaları ve Hukuki Süreç

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin gibi isimlerin yanı sıra, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi gibi isimler de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ve Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilerek tutuklananlar kervanına katılmıştı. Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 14 şüpheli hakkında tutuklama kararı çıkarken, 3 şüpheliye ise adli kontrol şartı uygulandı. Sürecin devamında gözaltına alınan 19 şüpheliden tamamı tutuklandı, 2 zanlı ise adli kontrolle serbest kaldı. En son operasyonda ise 8 şüpheli daha gözaltına alındı ve bunlardan 6'sı tutuklandı. Bu son tutuklamalarla birlikte soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı tam 51'e yükseldi.

Sermaye Piyasalarının Gizemli Dünyasında Neler Oluyor?

Sermaye piyasaları, hem yatırımcılar hem de ekonomi için büyük önem taşıyan, ancak aynı zamanda karmaşık ve şeffaflık gerektiren bir alan. Son dönemde ortaya çıkan bu geniş çaplı soruşturma, piyasalardaki olası usulsüzlüklerin ve yasa dışı finansal akışların ne kadar derinlere ulaşabileceğini gözler önüne seriyor. Emir Münir Sarpyener ve Erdin Özel gibi kritik görevlerde bulunan isimlere yönelik yakalama kararları, soruşturmanın sadece bireysel işlemleri değil, aynı zamanda kurumsal yapıları ve yönetim kadrolarını da hedef aldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür soruşturmaların hem piyasa güvenini yeniden tesis etme hem de finansal sistemin sağlığını koruma açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yaklaşan duruşmalar ve savcılık tarafından sunulacak yeni deliller, bu karmaşık dosyanın seyrini daha da aydınlatacaktır.

Spor 27.09.2026 00:45 5 okunma

Wembley'de Tarihi Maç! İngiltere'yi Yerle Bir Eden İspanyol Mucizesi: Gol Yağmuru ve Penaltı Kaçıran Kane! Skor Belli Oldu!

UEFA Uluslar Ligi'nde Wembley Stadyumu'nda nefes kesen bir mücadeleye sahne olan İngiltere-İspanya maçında kazanan 3-2'lik skorla İspanya oldu. Gol düellosunda genç yıldız Lamine Yamal damga vurdu.

Wembley'de Tarihi Maç! İngiltere'yi Yerle Bir Eden İspanyol Mucizesi: Gol Yağmuru ve Penaltı Kaçıran Kane! Skor Belli Oldu!

UEFA Uluslar Ligi A Ligi 3. Grup'ta dev kapışma! Futbolun iki devi İngiltere ve İspanya, Londra'daki ikonik Wembley Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. Nefesleri kesen mücadelede sahadan 3-2 galip ayrılan taraf, attığı goller ve sergilediği performansla göz dolduran İspanya Milli Takımı oldu. Bu sonuçla birlikte İspanya, Uluslar Ligi'ne galibiyetle başlarken, İngiltere ise sahadan puansız ayrılmanın üzüntüsünü yaşadı.

Genç Yıldızın Sahneye Çıkışı ve Gol Fırtınası

Maçın henüz 2. dakikasında sahneye çıkan 16 yaşındaki genç yetenek Lamine Yamal, İngiliz savunmasının hatasını affetmedi. Guehi'den topu kapan ve hızla ceza sahasına sızan Yamal, topu ağlarla buluşturarak İspanya'yı erken öne geçirdi. Bu gol, sadece maçın değil, aynı zamanda Uluslar Ligi tarihinin de unutulmaz anlarından biri olarak kayıtlara geçti. Ancak ev sahibi İngiltere, bu erken gole çabuk yanıt verdi. 36. dakikada Bellingham'ın başlattığı hızlı hücumda kaleciyle karşı karşıya kalan Anthony Gordon, takımına beraberliği getiren golü attı. Bu golün şokunu atlatamayan İspanya karşısında İngiltere, 40. dakikada sahneye çıkan Harry Kane ile öne geçmeyi başardı. Sol kanattan gelişen ortada ceza sahası içinde iyi yükselen Kane'in vuruşunda top, Cucurella'ya da çarparak ağlara gitti ve ilk yarı İngiltere'nin 2-1 üstünlüğüyle tamamlandı.

İkinci Yarıda İspanyol Direnişi ve Hakem VAR Kararı

Mücadelenin ikinci yarısı, ilk yarı kadar heyecanlı başladı. Ancak 54. dakikada yaşanan bir pozisyon, maçın gidişatını derinden etkiledi. İngiltere ceza sahasında Rodri'nin Bellingham'a yaptığı müdahalenin ardından hakem, VAR incelemesi sonrası penaltı kararı verdi. Topun başına geçen Harry Kane, takımını farklı bir üstünlüğe taşıma fırsatı yakaladı. Ancak İngiliz yıldızın vuruşu üst direğe çarparak auta çıktı. Bu kaçan penaltı, maçın kırılma anlarından biri olarak değerlendirildi.

Baena ve Oyarzabal Sahneye Çıktı: İspanya Farkı Kapattı ve Öne Geçti

İngiltere'nin penaltı kaçırmasının ardından İspanya, oyun disiplinini yeniden sağladı ve beraberlik golü için yüklendi. 60. dakikada savunmanın hatasını iyi değerlendiren Olmo, ceza yayı üzerindeki Alex Baena'yı topla buluşturdu. Baena, sakin bir plase vuruşuyla kaleciyi mağlup ederek skora 2-2'lik eşitliği getirdi. Maçın son çeyreğine girerken İspanya, galibiyet için baskısını artırdı. 74. dakikada ise sahneye bir başka İspanyol yıldız çıktı. 55. dakikada oyuna dahil olan Mikel Oyarzabal, ceza sahası içinde bulduğu topu harika bir aşırtma vuruşla İngiliz kalecisinin üzerinden ağlara gönderdi. Bu gol, İspanya'yı 3-2 öne geçirirken, Wembley'de adeta şok etkisi yarattı.

Grup Liderliği Yarışı ve Gelecek Maçlar

Kalan dakikalarda başka gol sesi çıkmadı ve İspanya, zorlu deplasmandan 3 puanla ayrılmayı başardı. Teknik Direktör Luis de la Fuente'nin öğrencileri, 2026-2027 sezonuna muhteşem bir başlangıç yaparak grup liderliği yarışında iddialı olduklarını gösterdi. Grubun bir sonraki maçlarında İngiltere, deplasmanda Çekya'nın konuğu olacak. İspanya ise kendi sahasında turnuvanın güçlü ekiplerinden Hırvatistan'ı ağırlayacak. Bu sonuçlarla birlikte grupta puan durumu ve sıralama büyük bir önem kazanırken, önümüzdeki maçlar futbolseverler tarafından şimdiden merakla bekleniyor.

Gündem 27.09.2026 00:15 7 okunma

Gaziantep'te Kan Donduran Anlar: Okul Bahçesinde Çatıştı, Sonunu Böyle Getirdi!

Gaziantep'te 'dur' ihtarına uymayan şahıs, polis kovalamacası ve çatışmanın ardından yakalanacağını anlayınca dehşet saçtı. 39 suç kaydı bulunan ve kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari, çaresiz kalınca intihar etti.

Gaziantep'te Kan Donduran Anlar: Okul Bahçesinde Çatıştı, Sonunu Böyle Getirdi!

Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Göllüce Mahallesi'nde yürekleri ağızlara getiren bir olay yaşandı. Polis ekiplerinin rutin bir uygulama noktasında durdurmak istediği bir araç, adeta ölümle dans etti. Sürücü İ.H.K., polisin 'dur' ihtarına kulak asmayarak hızla olay yerinden uzaklaşmaya başladı. Bu 'dur' ihtarı, adeta bir kovalamacanın ve kanlı bir finalin fitilini ateşledi.

Kovalamaca Kanla Bitti: Okul Bahçesinde Ölümcül Çatışma

Polis ekipleri, 'dur' ihtarına uymayan aracı durdurmak için peşine düştü. Yaşanan nefes kesen kovalamaca sırasında, kaçan sürücüden beklenmedik bir hamle geldi. Araçtan polise doğru ateş açıldı. Bu tehlikeli ve sorumsuz davranış, olayın boyutunu bir anda değiştirdi. Sürücü, aracını bırakarak yakındaki Nezahat Kemal Akınal İlkokulu'nun bahçesine sığındı. Ancak okul bahçesi, kaçış noktası değil, trajik sonun başlangıcı oldu.

Kaçış Yoktu: Çaresizlik İntihara Sürükledi

Olayın ciddiyeti anlaşılınca bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Okul bahçesine sığınan şahıs, polisle kısa süreli bir çatışmaya daha girdi. Köşeye sıkıştığını anlayan firari sürücü, kaçamayacağını ve adaletten kaçamayacağını fark ettiğinde akıl almaz bir karar verdi. Elindeki silahı kendine doğrultarak yaşamına son verdi. Bu acı olay, hem polis ekiplerini hem de çevredeki vatandaşları derinden sarstı.

'Dur' İhtarı Neden Görmezden Gelindi? Arka Planda Neler Var?

Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, intihar eden şahsın 39 ayrı suç kaydı olduğu ve daha önce işlediği suçlar nedeniyle hakkında 17 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu öğrenildi. Bu bilgi, şahsın neden panik yaparak kaçtığını ve polisle çatışmaya girdiğini daha net ortaya koyuyor. Adalet sisteminden kaçmaya çalışan şahsın, bu son çaresiz hareketi, hem kendisi hem de potansiyel mağdurlar için büyük bir trajediye yol açtı. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma, kaçışın nedenlerini ve olayın tüm detaylarını aydınlatmayı hedefliyor.

Şahsın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından otopsi işlemleri için Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Bu olay, güvenlik güçlerinin görev başındaki risklerini ve suçluların çaresiz kaldıklarında ne tür tehlikeli eylemlere başvurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Okul bahçesinde yaşanan bu kanlı final, kentte uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.